TEKERLEĞİN İCADININ AĞIR VEBALİ 2. BÖLÜM
2. Bölüm
Tekeronun annesi beklyordu. Bir sonuç ne zaman çıkacaktı ? Ne zaman müneccimoğlu A.Ş kendisine "evet oğlun boş" diyecekti ? Sinirleri tepesindeydi. O ,evindeki yaratıktan kurtulmak istiyor ama hala haber gelmiyordu. Müneccim reisine gidip artistik de yapamıyordu. Çünkü onun ne kadar bitch olduğunu biliyor ve herkese yayabilirdi. Bu yüzden ona yakın durmak ve arada inceden "nooldu bizim iş" diye sormak daha mantıklı gelmişti.
Müneccimoğlu A.Ş'nin önüne geldiğinde saat öğlen olmuştu. İçeri girmişti ama tüm müneccimler ona işveli işveli bakıyordu. Herhalde şerefsiz reis kendisinin bir dilenciyle yattığını söylemiş olmalıydı. Kadın sinirlendi ama bozuntuya vermedi. En azından halk öğrenmemişti. Müneccimlerin ağzı sıkıydı. Ve sokakta sadece demirci laf atmış; "Anam hepsi senin mi?" demişti. Bunu kötü niyetle sormamış olabilir diyerek yoluna devam etmiş lakin arkadan "Offf be çıtttırrrr" seslerini duyunca biraz utanmış biraz da hoşuna gitimişti. Sonuçta dilenciden sonra beğenen biri çıkmıştı.
Müneccim reisinin odasına artık pat diye giremezdi,onu kızdırmamak lazımdı. Kapıyı tıklamış ve gel denilmesini beklemişti. İçeri girdiğinde reis bey yarı çıplak oturur haldeydi. Çok sinirliydi. Kağıtlara bir şeyler çizmiş ve oturmuştu. Sıcaktan kafatası derisine yapışmış bir domuş gibiydi.
Kadın sordu:
- Hava sıcak değil mi müneccim bey?
-Sıcak değil de nem çok.
-Ben senin ateşini alırım !
Müneccimin gözleri açıldı. Aslında hiç fena olmazdı !
-Hiç fena olmaz tekeronun annesi hanım.
-Sana öyle bir şey vereceğim ki acayip rahatlayacaksın !
-Dur kapıyı kilitleyeyim.
Klickkkk..
-Gel şuraya bakalım yavrum ne vereceksin bana.
Kadın çantasından bir yelpaze çıkardı ve uzattı. Buyrun müneccim bey size layık değil ama.
Müneccimin tüm hayalleri suya düşmüş ve boğulmuştu. Hayallerine yüzme öğretmemişti çünkü.
Tam da siniri geçecekti ne güzel. Gaza da gelmiş tüm hormonları tavan yapmışken nereden çıkmıştı bu yelpaze !!
Kadın meseleyi dahi anlamamıştı. Ama müneccim cins cins bakıyordu. Aklına atalarından kalan bir söz geldi. "Biri sana sürekli bakıyorsa,ya seninle yatmak istiyor ya da öldürmek istiyordur."
Geçen seferki zina teklifini reddetmişti. Demek ki onu beğenmemişti. O halde beni öldürmek istiyor herhalde diye düşündü. Kapı da kilitliydi. Kadın korkmaya başlamıştı. Derhal çıkmalıydı.
Müneccim bu aptal kadının meseleyi çözemediğini sezdi. Aptal da olsa gideri vardı. Zaten geçen sefer sinirli olmasa... Şimdi bir partneri bile olabilirdi. Ayağa kalktı.
Kadın korku içinde;
-Duuuurr. Bir adım daha yaklaşırsan....
-Eee ne yaparsın..
-Bağırırım..
-Sen zahmet etme tatlım ben sana yardımcı olurum !
Kadın öylesine şiddetle bağırmıştı ki müneccimler içerde bir ayin olduğunu zannetmişler hepsi anahtar deliğinden içeriyi seyretmeye başlamıştı. Öyle büyük bir anahtar deliğiydi ki hepsi birden seyredebiliyordu. O zamanlar öyleymiş işte. Anahtarlar kaybolmasın diye büyük yapmışlardı. Delik de büyük olacaktı ..

Aradan bir buçuk saat geçmiş ve sesler azalmıştı.
Küçük müneccimler hiç böyle bir ayin görmemişlerdi. Sesler azalınca görünme telaşıyla izlemeyi bırakmışlar ve diğer odada konu hakkında konuşmaya dalmışlardı:
-Abi ne ayindi beee..
-Bizim reis kadına ne ayin yaptı öyle gördünüz mü ?
-Kadın hayatının ayinini yaşadı.
-Kadının içinde mahluk mu vardı acaba neden böyle bağırdı ?
-Olabilir müneccim kardeşim. Başka neden bağıracak ?
-Kesin saçmalamayı mahluk çıkarmak büyücü işidir .Müneccimler o işle uğraşmaz. Bizim reis kadına başka bir şey yaptı ama ne olduğunu çözemedim.
-Belki yeni uptade olmuş bir ayindir olamaz mı ?
-Olabilir müneccim kardeşim . O aletten bende de var ben de yapabilirim demek ki.
-Bende de var ?
-Eee bende de .
-Bende de var.
-Abi hepimizde ayin aleti var demek ki. Hadi birbirimizi ayinleyelim.
...
Kadının başı reisin göğsünün sol tarafında,elleri de boynundaydı. Kadın böyle bir şey yaşamamıştı. Ne gündüzdü öyle. Müneccimin kalp atışları normale dönmüyordu. Çok hızlıydı. Kadın mutluluk hormonu salgılanmış bir şekilde yorgun yatarken adam hem yorgun hem de istekliydi.
Talebe müneccimler tam birbirlerini ayinleyecekken ,içeriden daha naif ve daha sessiz çığlıklar geldiğini işittiler. Bu ilim aşkıyla yanıp tutuşan talebeler belki yeni bir update gelmiştir diyerek hemen anahtar deliğine koştular.
İçeride bir ayin vardı. Ama bu sefer kadın yönetiyordu herhalde çünkü üstte olan oydu. Küçük müneccimler kadının da kutsal bir modele dönüştüğünü düşündüler. O da müneccimeydi artık .
Reis bey bir dış dünyaya kapatmıştı kendini. Sadece kadına odaklıydı o an. Ne kapı deliğindeki talebelerini görüyordu ne de ensesine yapışmış keneyi.(Kene yazar tarafından eklenmiştir. Metnin orjinalinde yoktur.)
İniltiler eşliğinde devam eden ayin birkaç saniye reisin bağırışlarıyla devam etti ve yine iniltilerle daha sonra da sessizlikle devam edip sonlandı. Sesler azalınca talebeler diğer odaya geçtiler.
Birkaç saat ayinin analizini ve nasıl yapıldığını konuştular. Sonra da pratik yapacaklardı...
Müneccim reisi mutluydu. Kadın da öyle. Demirci kadar yakışıklı olmasa da ,özgüvenli bir adamdı müneccim. Kim ona artistik yapabilirdi ki ? Her şeyi haber alabiliyordu. Bilgi güçtü. Talebeleri de vardı. Sağlamdılar. Kadın güce tapardı. Ayin performansı da iyiydi müneccimin ...
Belki ilerde evlenirlerdi. Lakin şu anda önemli olan bu değildi. Hazır müneccimi elde etmişken ona istediğini yaptırmalıydı. Müneccim Reisinin de oyunu almalıydı. Ki çocuğu evden atabilsin. Zaten Büyücü reisi tamam demişti.
Müneccime daha sıkı sarıldı ve kulağını dişlerinin arasına aldı.
-Benim çocuk için yıldızlardan haber ...
Derken reis birden ayaklandı ve can havliyle bağırdı:
-Aaawwwww kulağımı kopardın seni aptal kadın.
Kadın sevgi gösterme manasında can acıtmayacak şekilde dişleriyle reisin kulağını ısırmıştı. Nereden bilebilirdi ki kulağında sivilce olduğunu !
-Sana bu kadar hizmet ettikten sonra bunun cevabı kulağımı koparmaya çalışmak mıydı kadııın !!!
-Allah belanı versin. Büyücüler sana boş demekle haklıymış !
Bu sözler kadının son sözleriydi. Kadın kendini rüyalar aleminde bulmuştu:
Etrafında devasa mantarlar ,gökyüzüne ulaşan otlar ve konuşan böcekler arasında uzun saatler geçiriyordu.
Müneccim sihirli bir taktik uygulamamıştı. "Boş" Lafını duyunca kafasına odunla vurmuştu sadece. Kafası şişip bayılan kadını az önce ayin yaptıkları yatağa yatırdı. Aklı şimdi başına gelmişti. Bunca ses bağırtı içinde ,talebeler neden hiç ses çıkarmamıştı ? Neredeydiler. Meraklandı. Evin içindeki odaları geziyordu ki büyük odanın kapısını açtığında şok oldu.
Talebeler ard arda dizilmişti. Az daha.... Tam zamanında yetişmişti reis. Kızıp bağırıyor: "ben sizi bunun için mi eğittim ulan" diyor ve dolaptan aldığı kırbaçla çıplak bedenlerine vuruyordu. Öyle sert vuruyordu ki sesler duvarlarda çınlıyordu. Sesler bir müzik gibi gelmeye başlamıştı. Şraak şraakk şır şır şraaaak. Müziği pause yapıp devam ettiriyor gibiydi. Epey zevk almıştı bu işten. Siniri böyle geçmişti.
Epey yorulduğunu ve talebelerin de dayaktan bayıldığını gören reis kırbacı kenara bıraktı. Uzanıp eserini izledi. Birkaç saat sonra uyanan talebelerine :
-Evlatlarım toparlanın. Bakın evlatlar. Anahtar deliğinden içeriyi izleyip gördüğünüz şey neydi ?
Hepbir ağızdan
-Ayiiiiiiiiiiiiiiiinnnn efendim.
dediler.
Reis :
-Evet . Eee şey. Tabi canım o ayin. Ayin de. Eeeee. Tamam. O ayin . Ve sadece kadınla yapılabiliyor. Yani erkeklere o ayin yapılmaz benim evlatlarım. Yaparsanız büyücülere benzersiniz. Onlar gibi sapkın rezil insanlar olursunuz. Bizler temiz kalpli müneccimleriz. Bize yakışmaz.
Talebeler az daha hatalı bir ayin yapacaklarını anlamışlardı. Neyse ki reis yetişmişti...
Tekeronun annesi beklyordu. Bir sonuç ne zaman çıkacaktı ? Ne zaman müneccimoğlu A.Ş kendisine "evet oğlun boş" diyecekti ? Sinirleri tepesindeydi. O ,evindeki yaratıktan kurtulmak istiyor ama hala haber gelmiyordu. Müneccim reisine gidip artistik de yapamıyordu. Çünkü onun ne kadar bitch olduğunu biliyor ve herkese yayabilirdi. Bu yüzden ona yakın durmak ve arada inceden "nooldu bizim iş" diye sormak daha mantıklı gelmişti.
Müneccimoğlu A.Ş'nin önüne geldiğinde saat öğlen olmuştu. İçeri girmişti ama tüm müneccimler ona işveli işveli bakıyordu. Herhalde şerefsiz reis kendisinin bir dilenciyle yattığını söylemiş olmalıydı. Kadın sinirlendi ama bozuntuya vermedi. En azından halk öğrenmemişti. Müneccimlerin ağzı sıkıydı. Ve sokakta sadece demirci laf atmış; "Anam hepsi senin mi?" demişti. Bunu kötü niyetle sormamış olabilir diyerek yoluna devam etmiş lakin arkadan "Offf be çıtttırrrr" seslerini duyunca biraz utanmış biraz da hoşuna gitimişti. Sonuçta dilenciden sonra beğenen biri çıkmıştı.
Müneccim reisinin odasına artık pat diye giremezdi,onu kızdırmamak lazımdı. Kapıyı tıklamış ve gel denilmesini beklemişti. İçeri girdiğinde reis bey yarı çıplak oturur haldeydi. Çok sinirliydi. Kağıtlara bir şeyler çizmiş ve oturmuştu. Sıcaktan kafatası derisine yapışmış bir domuş gibiydi.
Kadın sordu:
- Hava sıcak değil mi müneccim bey?
-Sıcak değil de nem çok.
-Ben senin ateşini alırım !
Müneccimin gözleri açıldı. Aslında hiç fena olmazdı !
-Hiç fena olmaz tekeronun annesi hanım.
-Sana öyle bir şey vereceğim ki acayip rahatlayacaksın !
-Dur kapıyı kilitleyeyim.
Klickkkk..
-Gel şuraya bakalım yavrum ne vereceksin bana.
Kadın çantasından bir yelpaze çıkardı ve uzattı. Buyrun müneccim bey size layık değil ama.
Müneccimin tüm hayalleri suya düşmüş ve boğulmuştu. Hayallerine yüzme öğretmemişti çünkü.
Tam da siniri geçecekti ne güzel. Gaza da gelmiş tüm hormonları tavan yapmışken nereden çıkmıştı bu yelpaze !!
Kadın meseleyi dahi anlamamıştı. Ama müneccim cins cins bakıyordu. Aklına atalarından kalan bir söz geldi. "Biri sana sürekli bakıyorsa,ya seninle yatmak istiyor ya da öldürmek istiyordur."
Geçen seferki zina teklifini reddetmişti. Demek ki onu beğenmemişti. O halde beni öldürmek istiyor herhalde diye düşündü. Kapı da kilitliydi. Kadın korkmaya başlamıştı. Derhal çıkmalıydı.
Müneccim bu aptal kadının meseleyi çözemediğini sezdi. Aptal da olsa gideri vardı. Zaten geçen sefer sinirli olmasa... Şimdi bir partneri bile olabilirdi. Ayağa kalktı.
Kadın korku içinde;
-Duuuurr. Bir adım daha yaklaşırsan....
-Eee ne yaparsın..
-Bağırırım..
-Sen zahmet etme tatlım ben sana yardımcı olurum !
Kadın öylesine şiddetle bağırmıştı ki müneccimler içerde bir ayin olduğunu zannetmişler hepsi anahtar deliğinden içeriyi seyretmeye başlamıştı. Öyle büyük bir anahtar deliğiydi ki hepsi birden seyredebiliyordu. O zamanlar öyleymiş işte. Anahtarlar kaybolmasın diye büyük yapmışlardı. Delik de büyük olacaktı ..
Aradan bir buçuk saat geçmiş ve sesler azalmıştı.
Küçük müneccimler hiç böyle bir ayin görmemişlerdi. Sesler azalınca görünme telaşıyla izlemeyi bırakmışlar ve diğer odada konu hakkında konuşmaya dalmışlardı:
-Abi ne ayindi beee..
-Bizim reis kadına ne ayin yaptı öyle gördünüz mü ?
-Kadın hayatının ayinini yaşadı.
-Kadının içinde mahluk mu vardı acaba neden böyle bağırdı ?
-Olabilir müneccim kardeşim. Başka neden bağıracak ?
-Kesin saçmalamayı mahluk çıkarmak büyücü işidir .Müneccimler o işle uğraşmaz. Bizim reis kadına başka bir şey yaptı ama ne olduğunu çözemedim.
-Belki yeni uptade olmuş bir ayindir olamaz mı ?
-Olabilir müneccim kardeşim . O aletten bende de var ben de yapabilirim demek ki.
-Bende de var ?
-Eee bende de .
-Bende de var.
-Abi hepimizde ayin aleti var demek ki. Hadi birbirimizi ayinleyelim.
...
Kadının başı reisin göğsünün sol tarafında,elleri de boynundaydı. Kadın böyle bir şey yaşamamıştı. Ne gündüzdü öyle. Müneccimin kalp atışları normale dönmüyordu. Çok hızlıydı. Kadın mutluluk hormonu salgılanmış bir şekilde yorgun yatarken adam hem yorgun hem de istekliydi.
Talebe müneccimler tam birbirlerini ayinleyecekken ,içeriden daha naif ve daha sessiz çığlıklar geldiğini işittiler. Bu ilim aşkıyla yanıp tutuşan talebeler belki yeni bir update gelmiştir diyerek hemen anahtar deliğine koştular.
İçeride bir ayin vardı. Ama bu sefer kadın yönetiyordu herhalde çünkü üstte olan oydu. Küçük müneccimler kadının da kutsal bir modele dönüştüğünü düşündüler. O da müneccimeydi artık .
Reis bey bir dış dünyaya kapatmıştı kendini. Sadece kadına odaklıydı o an. Ne kapı deliğindeki talebelerini görüyordu ne de ensesine yapışmış keneyi.(Kene yazar tarafından eklenmiştir. Metnin orjinalinde yoktur.)
İniltiler eşliğinde devam eden ayin birkaç saniye reisin bağırışlarıyla devam etti ve yine iniltilerle daha sonra da sessizlikle devam edip sonlandı. Sesler azalınca talebeler diğer odaya geçtiler.
Birkaç saat ayinin analizini ve nasıl yapıldığını konuştular. Sonra da pratik yapacaklardı...
Müneccim reisi mutluydu. Kadın da öyle. Demirci kadar yakışıklı olmasa da ,özgüvenli bir adamdı müneccim. Kim ona artistik yapabilirdi ki ? Her şeyi haber alabiliyordu. Bilgi güçtü. Talebeleri de vardı. Sağlamdılar. Kadın güce tapardı. Ayin performansı da iyiydi müneccimin ...
Belki ilerde evlenirlerdi. Lakin şu anda önemli olan bu değildi. Hazır müneccimi elde etmişken ona istediğini yaptırmalıydı. Müneccim Reisinin de oyunu almalıydı. Ki çocuğu evden atabilsin. Zaten Büyücü reisi tamam demişti.
Müneccime daha sıkı sarıldı ve kulağını dişlerinin arasına aldı.
-Benim çocuk için yıldızlardan haber ...
Derken reis birden ayaklandı ve can havliyle bağırdı:
-Aaawwwww kulağımı kopardın seni aptal kadın.
Kadın sevgi gösterme manasında can acıtmayacak şekilde dişleriyle reisin kulağını ısırmıştı. Nereden bilebilirdi ki kulağında sivilce olduğunu !
-Sana bu kadar hizmet ettikten sonra bunun cevabı kulağımı koparmaya çalışmak mıydı kadııın !!!
-Allah belanı versin. Büyücüler sana boş demekle haklıymış !
Bu sözler kadının son sözleriydi. Kadın kendini rüyalar aleminde bulmuştu:
Etrafında devasa mantarlar ,gökyüzüne ulaşan otlar ve konuşan böcekler arasında uzun saatler geçiriyordu.
Müneccim sihirli bir taktik uygulamamıştı. "Boş" Lafını duyunca kafasına odunla vurmuştu sadece. Kafası şişip bayılan kadını az önce ayin yaptıkları yatağa yatırdı. Aklı şimdi başına gelmişti. Bunca ses bağırtı içinde ,talebeler neden hiç ses çıkarmamıştı ? Neredeydiler. Meraklandı. Evin içindeki odaları geziyordu ki büyük odanın kapısını açtığında şok oldu.
Talebeler ard arda dizilmişti. Az daha.... Tam zamanında yetişmişti reis. Kızıp bağırıyor: "ben sizi bunun için mi eğittim ulan" diyor ve dolaptan aldığı kırbaçla çıplak bedenlerine vuruyordu. Öyle sert vuruyordu ki sesler duvarlarda çınlıyordu. Sesler bir müzik gibi gelmeye başlamıştı. Şraak şraakk şır şır şraaaak. Müziği pause yapıp devam ettiriyor gibiydi. Epey zevk almıştı bu işten. Siniri böyle geçmişti.
Epey yorulduğunu ve talebelerin de dayaktan bayıldığını gören reis kırbacı kenara bıraktı. Uzanıp eserini izledi. Birkaç saat sonra uyanan talebelerine :
-Evlatlarım toparlanın. Bakın evlatlar. Anahtar deliğinden içeriyi izleyip gördüğünüz şey neydi ?
Hepbir ağızdan
-Ayiiiiiiiiiiiiiiiinnnn efendim.
dediler.
Reis :
-Evet . Eee şey. Tabi canım o ayin. Ayin de. Eeeee. Tamam. O ayin . Ve sadece kadınla yapılabiliyor. Yani erkeklere o ayin yapılmaz benim evlatlarım. Yaparsanız büyücülere benzersiniz. Onlar gibi sapkın rezil insanlar olursunuz. Bizler temiz kalpli müneccimleriz. Bize yakışmaz.
Talebeler az daha hatalı bir ayin yapacaklarını anlamışlardı. Neyse ki reis yetişmişti...
Yorumlar
Yorum Gönder